Özel Arama
Kuzey Kıbrıs Güney Kıbrıs Türkiye Dünya Spor Magazin Kültür-Sanat Bilim-Teknoloji Ekonomi Medya Özel Haber Seçim 2009
Türkiye
Eroğlu: Takas ve Tazminat En Çıkar Yoldur2009-07-02 00:03:57
Bu Haberi Paylaş Bookmark and Share
Başbakan Derviş Eroğlu, bir anlaşma olmadan mülkiyet konusunun halledilemeyeceğini belirterek, “Mülkiyet konusunu halletmenin de kriterleri ortadadır. Takas ve tazminat en çıkar yoldur” dedi.

Türkiye’de Marmara Grubu Vakfı'nca, Yıldız Sarayı'nda düzenlenen toplantıda konuşan Başbakan Derviş Eroğlu, Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı olarak kendisinin ve partisinin, parti meclisinde alınan kararla Annan Planı'na karşı çıktıklarını hatırlattı.

Eroğlu, “(Nasıl olsa Rumlar kabul etmeyecek) anlayışı içinde hareket edildiği sürece müzakere masasında taviz veriyoruz. Rumlar o anlaşmayı reddediyor ama bizim verdiğimiz masada kalıyor. Şimdi ise oynanan oyun (Siz nasıl olsa Annan Planı'nı kabul etmiştiniz.

Dolayısıyla anlaşma ihtiyacında olan da sizsiziniz, Rumlar'ı anlaşmaya ikna etmek için yapmanız gerekenler vardır. Onu yapınız. Yani taviz veriniz) deyişleriyle karşı karşıyayız” diye konuştu. 

Müzakerelere başlıklar halinde devam edildiğini belirten Eroğlu, “Mülkiyet kutsaldır. Dolayısıyla (mülk sahipleri ister satar, ister gelir yerleşir, ister takas yapar). Bizim görüşümüz öyle değil.

Çünkü bütün Rumlar'ın malına geleceğini düşünürüz. Bizim o topraklarda yaşama şansımız kalmaz” diye konuştu. 

--“TAKAS VE TAZMİNAT EN ÇIKAR YOLDUR”--
KKTC'de 200 bin Türk vatandaşın yaşadığını belirten Eroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“34 yıldır Türk insanımız o topraklarda yaşıyor ve ekonomik faaliyetini sürdürüyor. Çocukları oralarda doğmuş, atalarını o topraklara gömmüş.

Bu şartlarda şimdi barış tohumları ekilecekmiş diye Türkler o topraklardan çıkarılacak. Hayatlarını devam ettirdikleri evlerinden, topraklarından, arazilerden çıkacak. Rum, kamyona eşyayı yükleyip gelecek ve barış tohumları ekilecekmiş. İşte o zaman düşmanlık tohumları ekilecek. Çünkü 30 küsur senedir oturduğu evden zorla çıkarılacak. Evden çıkarken Rum'un geldiğini, yerleştiğini görecek. Bu mümkün değil. KKTC toprakları ne ABD'nin toprağıdır ne anavatan Türkiye'nin toprağıdır. Küçücük bir ülkede yaşıyoruz.”

Toprak konusuyla ilgili geçmişte ortaya koydukları bir politika olduğunu, mülkiyet konusunu bir anlaşma olduktan sonra karşılıklı takaslar ve tazminatlarla halletmeyi önerdiklerini ifade eden Eroğlu, şunları kaydetti:
“1955'lerden beri göçmen hayatı yaşamaya başladık. Birçok insanımız çadırlarda yaşamıştır. Bunun bir manevi tazminatı olması lazım. Ekonomik hayattan yıllarca kopuşumuzun da bir tazminatının olması lazım. Rumlar manevi tazminat istiyor, peki Türkler'in manevi tazminat hakkı yok mu? Daha çok var. Bir anlaşma olmadan mülkiyet konusunu halledemezsiniz. Mülkiyet konusunu halletmenin de kriterleri ortadadır. Takas ve tazminat en çıkar yoldur.”

Eroğlu, “Kıbrıs konusunda mühim olan nihai hedeftir. Anlaşma isteniyor. Yalnız anlaşmanın şekli. (İki toplumlu, iki bölgeli federal çözüm) diyorlar. Bizde de özellikle sol kesim buna dört elle sarılıyor.

İki bölgeli, iki toplumlu federal çözüm derken bu 3 kelimenin altında neler var? Kıbrıs halkının bunu görmesi lazım. Annan Planı öncesinde çok sözler verildi. Dünyanın birçok ülkesinden sözler verildi. AB daha da ileri gitti. Kıbrıs üzerinde oynanan oyunları, ambargoları kaldıracağını, doğrudan ticaretin başlayacağını söylemiştir. Ama ne oldu? Tartışmalar bitti. Sonuç belli oldu. Bizden (evet), Rum'dan (hayır) oyu çıktı. Ama verilen sözlerin hiçbiri yerine gelmedi” diye konuştu.

--KKTC'DE KAMUOYU YOKLAMASI--
Eroğlu, “Türkiye'nin bu gücüyle AB'de olması AB ülkelerinin menfaatinedir. Ama maalesef Fransa, Almanya ve Avusturya gibi ülkeler, Türkiye'nin önünü kesmek için her türlü manevrayı yapıyorlar ve 800 bin nüfuslu bir Rum devletinin, koca bir Türkiye ile oynamasına göz yummaya çalışıyorlar” dedi.

“Annan Planı gibi bir plan çıksa, Kıbrıs Türk halkı ne der?” diye kamuoyu yoklamaları yapıldığını anlatan Eroğlu, şöyle devam etti:
“(Mevcut durum devam etsin) diyenlerin oranı yüzde 7.2, (Türkiye'ye entegrasyon) yüzde 4.8, (iki tamamen ayrı bağımsız devlet) yüzde 66.4, (merkezi yapısı zayıf konfederasyon) yüzde 3.1, (merkezi yapısı güçlü bir federasyon) yüzde 13.5. Demek ki Annan Planı gibi bir plan çıksa, oy oranı yüzde 70 ret şeklinde çıkıyor. Dolayısıyla 24 Nisan 2004 iradesine saplanıp kalmak, bizim müzakere masasında elimizi zayıflatır. Bu rakamlar, müzakere masasındaki kişinin elini güçlendirir. Sayın cumhurbaşkanımız Talat'ın en güçlü silahı kullanmasını bilirse KKTC'dir.”

Toplantının sonunda, eski bakanlardan Şahap Kocatopçu, Eroğlu'na, üzerinde Osmanlı tuğrası bulunan bir plaket sundu.

Toplantıya, eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Marmara Grubu Vakfı Başkanı Akkan Suver, eski bakanlardan Lütfullah Kayalar, Yalım Erez, Bülent Akarcalı, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği Başkanı Başaran Ulusoy ile iş dünyasından çok sayıda davetli katıldı.


Bu haber 292 kez okundu.
İlk Yorumu Sen Yaz !
Kategorideki Diğer Haberler
2010-03-08 Davutoğlu: AİHM kararı tarihidir
2010-03-05 Bağış: "Zaman, Türkiye'nin Lehine İşlemektedir"
2010-03-04 Bağış: Çözüm gerektirirse askerler çekilir
2010-03-03 Rumlara rağmen Türkiye istediğini aldı
2010-03-03 "Kıbrıs'tan asker çekebiliriz"
2010-03-01 Balyoz'da albay ve yarbay tutuklandı
2010-02-22 "Gecikme artık maruz gösterilemez"
2010-02-20 Milli Güvenlik Kurulu'ndan Kıbrıs açıklaması
2010-02-20 İlker Başbuğ'un da ses kaydı çıktı
2010-02-16 Erdoğan: Kıbrıs'ta tek çıkış yolu çözüm
2010-02-16 ''Bugünkü Anayasa İle Türkiye Çok Fazla Gitmez''
2010-02-11 "Avrupa Parlamentosu raporu tek taraflı"
Yorum Gönder
Ad - Soyad : * zorunlu
Başlık * zorunlu
Yorum :